Her Şeyin Faili Maarifimiz mi?

Deneme

Her Şeyin Faili Maarifimiz mi?

Dünya “Cihan Harbi” niteliğinde bir sosyal siyasal süreçten geçiyor. Henüz üç yaşında bir çocuğa “sence savaş ne demek” diye sorduğunuzda o dahi -hisli bir kalbe sahipse- “üzgün bir şey” diyebiliyor. İnsanoğlu, küçükken daha anlayışlı daha vicdanlı…

Devletlerin, vatan bütünlüklerini korumaları ile terörizmi destekleyici faaliyette bulunmaları arasında teknik, duygusal, sosyal, iktisadi, hukuki ve siyasi açılardan çok fark var elbette. Fakat bir fikir beyan etmeye yetecek kadar gözlem yaptığım süre içinde üzülerek gördüm ki Cumhuriyetin ikinci asrına girdiğimiz şu dönemde dahi, sayıları küçümsenmeyecek kadar fazla sayıda kişi, Türk Devleti’nin sınırlarındaki terörizmle mücadele ile 21. yüzyılda günahsız sivilleri katleden bir başka devletin faaliyetlerini bir tutuyor. Bir toplumu millet yapan unsurlar gözden geçirildiğinde asıl sorunun şu olduğunu düşünmeliyiz: Bir asırlık Cumhuriyet tarihinde aşağı yukarı 12-16 yıl devlet kontrolündeki okullarda eğitim öğretim görmüş bu kişiler için ne yaptık da bu akıl tutulmasına uğradılar? Ne yapmadık da bu hâle geldiler?

Günümüzde yaşanan sıkıntıların maalesef o zamanki zulümlerin bir tekrarı olduğu düşünülürse Bosna Hersek’in bağımsızlığı için mücadele eden Aliyaİzzetbegoviç, namıdiğer “Bilge Kral”ın şu sözleri düşüyor aklıma neden sonra:

“Dünya üzerindeki Müslümanların vaziyetini düşündüğümde, ilk sorum hep şu olur: Acaba hak ettiğimiz kaderi mi yaşıyoruz, acaba vaziyetimiz ve mağlubiyetlerimiz konusunda daima başkaları mı suçlu? Eğer biz suçluysak -ki ben böyle olduğu kanaatindeyim- yapmamız gereken neyi yapmadık yahut yapmamamız gereken neyi yaptık? Bana göre bunlar, bizim imrenilmeyecek vaziyetimizle ilgili iki kaçınılmaz sorudur.” Ardından yine Bilge Kral’ın benzer doğrultuda başka bir ibretlik ifadesi ile devam ediyor zihnimde beliren düşünceler…

“Müslümanların hızla artan büyük nüfusuyla övünmemiz, bana şişmanlığıyla övünen ve aldığı yeni kilolardan haz duyan bir adamı hatırlatıyor. Ruhumuza, aklımıza ve başarılarımıza vurgu yapmaya ne zaman başlayacağız? Küçük ve kırılgan bir insanda bile insanlığa katkıda bulunabilecek büyük bir ruh bulunabilir. Gücümüz, bilimimiz, edebiyatımız nerede? Nerede buluşlarımız, külli iyiliğe katkılarımız?”

İnsanları sadece insan oldukları için sevmek, üstelik bu sevgiyi sürdürülebilir kılmak şüphesiz ki İzzetbegoviç’in “külli iyilik” olarak kastettiği şeydir. Fakat bu iyiliği sürdürebilmek için diğer yandan da zalimlikte sınır tanımayan bebek katillerini, insana ve en çok da günahsızlara kıyanları görüyoruz. Bu noktada çeşitli beddualar, herkesin kendi inancına göre yakarışlar, ağlayışlar yükseliyor gökkubbede. Ancak bu yüzyılda görünen o ki sadece lanet etmek aslında pek de işe yaramıyor. Bilimin, aklın ve somut gerçekliklerin ışığında terörizm ve siyaset üstü vicdansızlıklara çare bulmak gerekiyor. Çare, terör yaratıcısı devlet müsveddelerine küresel anlamda “mecburiyetleri ve muhtaçlıkları” bitirecek üretimler/buluşlar/teknolojiler ve dahası “fikirler” inşa etmekte. Diğer türlü, insan olmadıkları tescilli bu örgütleri lanetlemekten ileriye gidilemeyeceğini asırlardır en acı şekilde izliyoruz ve korkarız izlemeye devam edeceğiz.

O hâlde öncelikle, eski tabirle maarif davamıza yeni tabirle millî eğitimimize çekidüzen vermekten başka çaremiz yok gibi görünüyor. Hür hayali ve hür fikri destekleyerek bilimde, sanatta, edebiyatta ve insanlıkta nitelikli iş gücüne sahip nesiller yetiştirmemiz şart. Zira toplumsal ilerlememizin önündeki en büyük engeller tüketime dayalı yaşantı, gösterişin hâkim olduğu bir hayat tarzı ve gelenekçi zihin yapımız olarak görünüyor. Aksi hâlde, millî ve evrensel değerlere bakış açısı gelişmemiş bir neslin ne Kenan ellerindeki ne de Turan ülkesindeki küllenmeyen ateşleri serinletmeye katkısı olacak gibi görünmüyor…

 

Dr. Seda Artuç Bekteş


 

Yeni yorum ekle

Düz metin

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
Dergi Sayısı