Otuzlu Yılların Safranbolu’su: Dünden Bugüne
Prof. Dr. Nejat Akar
Derin bir vadinin iki yamacına kurulu Safranbolu’ya yolu düşmeyen hiçbir gezgin yoktur. Hatta kimimiz bir açık hava müzesi gibi sessiz ve görkemli evleri, çarşısı, yöresel yemekleri, huzurlu ortamıyla çekiciliği olan Safranbolu’ya iki kere üç kere gitmişizdir. Her gidişimizde, daha önce fark etmediğiniz bir görüntüyle karşılaşmanız mümkün.
İster Ankara’dan, ister İstanbul’dan yola çıkın, Gerede sapağından Safranbolu’ya yönelirsiniz. Safranbolu yol üzerinde Eskipazar’da Hadrianapolis Antik Kentini geçmişin ne kadar eski dönemlere gittiğini düşünüyorsunuz. Devasa demir-çelik işletmelerini görünce de Cumhuriyetin ilk yıllarındaki sanayi hamleleri gözümüzün önünden geçiyor.
Safranbolu’da zaman durmuş ama Safranbolu’nun bağlı olduğu iller sürekli değişmiş. Önce Zonguldak’a bağlı bir ilçeyken, sonra bir dönem kendisine bağlı Öğlebeli köyünün bir mahallesi olan Karabük’ün il olmasıyla onun bir ilçesi oluvermiş.
Ve nihayet UNESCO Dünya Kültür Mirası ünvanını 17 Aralık 1994 tarihinde alan Safranbolu’yu Hıdırlıktepe’den ilk kez görüyorsunuz. Zaman durmuş. Safranbolu’ya ulaştığınızda gözlerinizi bir an kapatırsanız, zamanın durduğunu hissedip, geçmişe yolculuk yapmanız da olası.
Safranbolu, hep tarihi evleriyle, geçmişten kalan Cinci Han ve hamamı, Köprülü Mehmet Paşa Camii ve avlusundaki güneş saati, Kaymakamlar Konağı ve dar sokaklarıyla çarşısıyla tanıtılıyor. Kapılar da ilgi çekici. Oysa görülmesi gereken başka mekânlar da var. “Akçasu’da Dağdelen Camisi ve evleri, Lütfiye Camii, Kirpe Kanyonu, Kale’de 200 yıllık saat kulesi, kaya mezarları, İncekaya Su kemeri,Yörük köy, sayısı çeşmeler ve diğerleri…
…
Ankara’ya dönüşümde arşivimde var olan otuzlu yılların Safranbolu fotoğraflarını çıkarıyorum. Elimdeki fotoğraflardan birisi 1976 yılında yanan Hükümet Konağına ait.
Dört kez hep günü birlik gittiğim Safranbolu’ya, bu kez listemdeki görmediklerimi görünceye kadar kalmak üzere gitmeyi planlıyorum.
Fotoğraflar “Foto ve Bakkaliye / İSMAİL/Ayyıldız şekilleri ve SAFRANBOLU” damgasını taşıyordu. Fotoğraflarda değişik 1930’lı yılların tarihleri vardı. Hıdırlık tepeden çekilen bir bayram kutlama kartıydı. :
- Hastanenin arka tarafından görünüşü.
- Hastanenin Önden Görünüşü
- Hükümet Binası Bahçesi Jandarnadan bakış
- Hükümet Binasından Saat Kulesi ile Cezaevi
- Hıdırlık Tepeden Görünüş
- Safranbolu- Bartın arasında Büyük Kirazlık Köprüsü
- Dönme Dolap
- Fotoğrafçının Damgası
- Bir Karşılama Töreni-1 / 2 / 3
- Safranbolu-Karabük arası İstasyon Köprüsü










Yorum
Değerli çalışmanıza teşekkür…
Değerli çalışmanıza teşekkür ederim. Ders almasını bilenlere çok şeyler anlatan bir eser. Saygılarımla
Teşekkürler
In reply to Değerli çalışmanıza teşekkür… by Nusret Nuri (doğrulanmamış)
Teşekkürler
Memnuniyet ve teşekkür
Bu eşsiz yöremize ait fotoğraf ve bilgi paylaşımı ile çok şey öğrenip mutlu oldum. Teşekkürler...
Teşekkürler
In reply to Memnuniyet ve teşekkür by Semih baydar (doğrulanmamış)
Teşekkürler
Kutlama
Sevgili Nejat Hoca ,yazınızı okudum kutluyorum.Ne kadar akıcı ve güzel bir Türkçe ile eski Safranbolu'yu özet olarak anlatmışsınız.Okuma bitince insan daha fazla öğrenmek istiyor.Fotoğraftaki binaların(hastane, hükümet binası ve saat kulesi,kirazlık köprüsü)mimarları,yapılış tarihleri, şimdiki durumları nedir?Ağaçtan yapılmış dönme dolap ta çok ilgimi çekti.Güzel bilgilerim oldu.Bu konıyu kitap olarak yazmayı da düşünürmüsünüz.Sağlıkla ve sevgiyle kalınız.
Teşekkürler
Teşekkürler
Yeni yorum ekle