‘Edebiyattan Yaşama, Raşel Rakella Asal’
Edebiyat dipsiz bir kuyu.Ne kadar bilgili bir okur, edebiyatla ilgili araştırmacı olursak olalım bilmediğimiz, ulaşamadığımız ya de keşfedemediğimiz öyle çok yazar, eser, edebi olay var ki. Üstelik bu bilgilerin izini sürüp bunu okurlara ulaştıran edebiyatçı, araştırmacı da az. Evet, ’az’. Bilinçli olarak söylüyor, vurguluyorum bu eksikliği. Bu tür araştırma, bulma, karşılaştırma, kuramsal yönden inceleme, sentez yazılarını okurlarla paylaşan, bunun için günlerce okumalar yapıp bir ip ucunun peşinde kitaptan kitaba koşan,zaman, emek harcayan ‘o’ az sayıdaki edebiyat emekçilerinden biri Raşel Rakella Asal.İleri derecede İngilizce, Fransızca ve İspanyolca bilen yazarın sağlam bir eğitim öğretim geçmişi, arkeolojiden tutun da sanat, sanat tarihi, moda, felsefe, sosyoloji gibi daha derinlemesine incelediği birçok ilgi alanı var. Edebiyat alanındaki karşılaştırmalı edebiyat okumaları, çalışmaları, yazdığı kitaplarda, paylaştığı inceleme yazılarında zaten kendisini gösteriyor.
Raşel Rakella Asal’diyor ki,‘Benim edebiyat okuma yolculuklarım yaşamların, yaşananların ve genel olarak yaşamın derinliklerine saldığı kökler aracılığıyla beslenir. Ama tekdüze bir beslenme değildir bu… Her kıpırtıdan, her esintiden bir şeyler kapar; bir ilişki çatlağından, bir çığlıktan, bir haykırıştan, kimsenin düşünemediği besinler çıkarırım. Okudukça yan okumalara atarım kendimi. Kâh felsefi metinlerine, kâh psikoloji ve sosyoloji kitaplarına uzanırım. Bitmeyen bir okuma yolculuğu ilk önce bende başlamış olur.’
‘Okudukça yan okumalara atarım kendimi.’ Cümlesi, sihirli sözcükler içeriyor. Bir metni okurken yazarın, yan okumalar için sizi kışkırttığını hissetmeniz müthiş bir duygu.İşte tam da bu.Önce merak. Sonra iz sürme. Alt metin sezdirmelerinin peşinden sürüklenme. Metnin içinden göz kırpan o ışığı kaç okur fark ediyor. Sanırım bütün mesele bu.Raşel Rakella Asal’ı,yazdığı kitaplardan, çeşitli edebiyat platformlarındaki inceleme yazılarından tanıyoruz.Çok üretken, meraklı,göz kırpan ışığın peşinde araştıran, elbette yeni bir söylemle,bakış açısı farklı, kuramsal derin okumalarla bilgi birikimini okurlarına aktaran bir yazar o.
Çok sayıda kitabı var.Yazdığı roman, öykü, denemelerin yanı sıra,‘Okumadan yazılmaz’ sözünü kanıtlarcasına okuyup düşünme deneyimlerini kaleme alıp paylaşıyor edebiyat severlerle.O’nun, yayınlanan sanat, edebiyat içeren yazılarını merakla, heyecanla okuyanlardanım. Çünkü kesinlikle bilmediğim bir şeyi ya da bildiğimi sandığım ama eksik bir yeni bilgiyi ya da ‘Karşılaştırmalı Edebiyat’ ın tadını, hem de hazıra konarak onun yazılarından alırım ben. Sanki o, hepimiz adına bir okuma yapmış, metinleri birbiriyle ilişkilendirip benzerlik ya da zıtlıkları, metinler arası yazar etkilenimlerini bulmuş, yetinmemiş yeni bilgiler için araştırma sonuçlarını yayınlayıp her zaman yaptığı gibi yine önümüze serip paylaşıvermiştir bizimle. Özellikle nitelikli okumalar yapan seçici okurlar, edebiyatseverler, iz süren araştırmacılar için kışkırtıcı, bulunmaz bir fırsattır verdiği bilgiler. Merak, ilgi, araştırma ruhunu harekete geçiren keşif yazıları okunduğunda izi sürülecek bilgiye dönüşür.
Ben, ilk kez yıllar önce, Raşel Rakella Asal’ın ‘Volga Hüznü’ kitabını okuyup hayran kalmıştım. Kitaptan, hala pek çok şey hatırladığımı söylersem inanır mısınız? Öylesine incelikli öylesine, dantelsi bir anlatım, bilgiyle donanmış, nasıl da duygulara dokunuyor, edebiyat hazzı yaşatıyordu okuyanlar. Bir gemiyleVolga nehrinde yapılan hüzün dolu bir yolculuğun okuyucuyu etkilememesi mümkün değildi.
‘Her anlatı bir yolculuktur aslında. Tüm yolculuklar insanın kendi içine yaptığı yolculuğa dönüştüğünde anlamlı, bir o kadar da zenginleştirici olmuyor mu? İlk kitabım Volga Hüznü’ nde St. Petersburg’dan başlayan, zengin çağrışımlarla ve ünlü Slav hüznüyle biçimlenerek Volga üzerinden Moskova’ya kadar uzanan bir yolculuk yer alıyor. Kitapta Rus edebiyatına yapılan bir yolculuk da var. Bu kitabı yazarken ‘anlatı ormanlarına dalmamak ve okuru bu ormanlarda dolaştırmamak düşünülemezdi. Tolstoy’dan, Anna Karenina’dan, Puşkin’den, Gogol’den Dostoyevski’den söz etmemek düşünülemezdi.’
Eğer Raşel Rakella Asal’ın‘Duyuyor Musun Kalbim?’, ‘Her Şey Bir Eski Zaman Düşünde Sanki’, İşte Bizim Gül Sokak’, ‘Tıpkı Hayat Gibi, Cecile, Çılgın Bir Devinimdir Yaşamak’, ‘Anıların İzinde İzmir Yahudileri’, ’Yaşamdan Sanata’, kitaplarını okuma fırsatı bulursanız, okuma, hele de yazma istekli okurunu ne denli önemseyip ciddiye aldığını göreceksiniz. Estetik duygusu yüksek eleştirmen, sanatçı, dünyaya sanatçı gözüyle bakan bir yazardır gözümde.
‘Ne, nasıl kitaplar okumalıyım? Hangi yazarları? Neden? Nasıl bir okuma yapmalıyım?’ sorularını soran okurlar için bir rehber,yol göstericidir RaşelRakellaAsal’ınyazılar. Onları bir kitapta toplayıp yayınlaması paylaştığı okurlar kadar edebiyatımızın belgeliği anlamında da çok değerli, çok önemlidir. Özellikle,‘Tıpkı Hayat Gibi, 2012’,’Çılgın Bir Devinimdir Yaşamak, 2021’,’Yaşamdan Sanata 2024’,’Edebiyattan Yaşama 2026’ kitaplarının sanatseverler, edebiyatseverler, okurlar için bir ışık,rehber,yol gösterici, sanat edebiyat inceleme kitapları olduğu gibi.
Ben, Raşel Rakella Asal’ın bilgi birikimine, ilgi alanına, edebiyatın derin sularında yaptığı karşılaştırmalı eser, yazar araştırmalarına, yeni keşiflerine, engin sanat edebiyat bilgisine hayranım. Her yeni kitabı,has bir edebiyat, sanat dersidir benim için. Eserlerini henüz okumadığımız yazarları, önce o bulup incelemiş, düşüncelerini paylaşarak okurlarına yeni ufuklarıo açmıştır çünkü hep. İşte bu yüzden, yeni kitabı ‘Edebiyattan Yaşama’da, derinlemesine analizleriyle, anlatıp üzerine ışık tuttuğu kitap ve yazarlardan, rafine bir okuma listesi yaptım kendime. Kitap okumak için zamansızlıktan yakınanlar için, okuma zamanına değen,henüz keşfetmediğimiz yazar ve kitapları -hangi birini okuyalım- hazır reçete gibi yeni kitabında ‘Edebiyattan Yaşama’dasunmuş okurlarınaçünkü.
“2026 yılında Kafe kültür Yayıncılık tarafından basılan ‘EDEBİYAT’TAN YAŞAMA’kitabının alt başlığına, ‘edebiyat yazıları’ adını vermiş. Kitabını da üç bölüme ayırmış. İlk bölüm için, bölüme verdiği başlık gibi ‘Edebiyatın Labirentlerinde’ dolaşmış gerçekten. Neler neler bulmuyor ki o derin dehlizlero karanlık, unutulmuş çıkmazlarda? Anlattıklarını satırların altını çize çize, bir yandan da notlar ala ala okudum. Geriye dönüş, araştırma vaatlerim bile oldu kendi kendime.
Bu bölümde içeriğini ele veren merak uyandıran çok zekice seçilmiş pek çok alt başlık var.Labirentte dolanıyor gerçekten. Bu yazılar belki de bildiğimiz, ama çoğu bilmediğimiz bilsek de okuyunca yeni fark edip şaşıracağımız bilgiler.Sevim Burak öykülerini biliriz de o öyküleri ‘Feminist Eleştiri Kuramı Üzerinden Okuyup’ değerlendirebildik mi acaba?Hem biz bir okur olarak nasıl bir okuma yapıyoruz ki böyle derine dalıp öykü değerlendirmesi yapalım? Ama, Raşel Rakella Asal yapmış. Önce kendisi için yapmış, ama bizi de düşünmüş bizim için de yapmış. Paylaşımıyla, hazır bilgi olarak sunuyor,üstelik, ‘buyurun’ diyor bir de böyle okuyun bakalım Sevim Burak’ın öykülerini, okuyun da derinliğini görün’. 19.Avrupa Edebiyatında realizmin yaratıcısı Balzac’ın Öykü evrenine girdiniz mi hiç?O girmiş işte.Bizim adımıza gezmiş de bize olup bitenleri aktarıyor. Edebiyatta ‘Mekan’ın ne denli önemli olduğunu tek tek incelemiş belgelerle bir başka başlıkla seriyor gözümüzün önüne.Daha neler neler? Sessizliğin edebi metinlerde bir konuşma biçimi olarak nasıl ele alındığını inceleyip bunları eser, yazar örneklemeleriyle aktarmasına ne dersiniz? Ya yazarların, ‘Ayna’imgesini eserlerinde nasıl kullandıklarının, aynanın felsefi anlamının, o derin kırılmaların, o parlak karanlıkta kayboluşlarının örneklenmesi?’
Edebiyattan Yaşama’ ‘Edebiyat yazıları’ kitabının ikinci Bölümü, ‘Yazarların Yolculukları’na eşlik ediyor. Hiç bilmediğim, bilsem de derin tanımadığım bazı yazarlar gördüm bu bölümde. Yine şaştım. Bilginin sınırsızlığı buydu işte. Herkes her şeyi bilemez. Bilmediklerimin farkına varmak da bir keşif oldu benim için. Bu da edebi okumaya kışkırtıcı bir haz işte.Yazarların yolculukları, elbette eserlerine yansıyor. Onları daha iyi, daha ayrıntılı, eser bağlantılı tanımak gerekliliğine. Yazarı tanımadan, yalnızca eserin okunmasının eksik bir okuma olduğu kesin. Kitabın ikinci bölümü, belki de bu yüzden yazarlara odaklanmış. Sait Faik, Adalet Ağaoğlu, Oğuz Atay, Tolstoy, Jean Genet, İtaloCalvino, James Wood, N.Sarraute, yazar RaşelRakellaAsal’ın incelemeleriyle farklı pencerelerden, değişik bakış açılı okumalarıyla yeni anlamlar kazanıyor.
Kitabın üçüncü önemli bölümü ‘İnsan ve Yaşam’.
Bu bölüm de seçkin edebiyat metinleriyle yazarlarını içeriyor.
Bu bölümde de neler neler var!
‘Refik Halit Koray’ın Romanlarında Gündelik Hayatı yansıtılması,1950 Sonrası Türk Kadın Öykücülerinde yansıtılan Kadın Dünyası,Angola İç Savaşının Anlatımı,Bukalemunlar Kitabı,20.YY İnsanına Oğuz Atay’ın Evreninden Bakmak,Medea SöylencesininTürk Edebiyatında Yansıması Olarak Güngör Dilmen’in ‘Kurban’ Eseri,Herman Melwille ve Halikarnas Balıkçısı Üzerinden İnsanoğlunun Doğa Karşısındaki Güçsüzlüğü,Sanat Neyi Değiştirebilir Ki?, Sırrımsın Sırdaşımsın Romanında Kültür Taşıyıcısı olarak Ev,Duyguların ArşiviYaşanması Ertelenmiş Bir Aşkın Anlatısı.’
‘Edebiyattan Yaşama’ kitabı, bende de iz sürmek, yazarın incelediği metinleri,yazarları okuma isteği uyandırdı. İşaretlediği bütün o eserleri, yazarları, tek tek onun gibi okumak istedim.RaşelRakellaAsal’ın yazarlara yaptığı yolculuklar çok önemliydi.Pek çok yazarı geçmişi,yaşantısı,anılarının zenginliği eserleriyle tanıyoruz ama tanımadığımız bilmediğimiz yönlerinin yeni,derin bilgileri gerçekten şaşırtıcı. Ama şaşırmak için önce okumak gerek. Öyle sıradan okuyucu gibi düşünmeden göz gezdirerek değil. Derin okumak, okurken de düşünmek gerek. İşte belki de en önemli sorunumuz okurken bu.Düşünmek! Soru sormak!
Edebiyattan Yaşama, Yaşamdan Edebiyata. İç içe iki kavram. Birbiriyle bütünleşmiş ayrılamaz, hele de yan yana geldiklerinde birbirini anlamlı kılan düşünülesi iki önemli sözcük.‘EDEBİYAT’TAN YAŞAMA’da Raşel Rakella Asal’ın okunası kitabının adı. İyi ki okuyor, araştırıyor, bizimle, okurla paylaşıyor. Kendi adıma teşekkür ederim.
Hazıra konuyorum çünkü.
İNCİ GÜRBÜZATİK
Yeni yorum ekle