Hanîf Kavramı Ve Türk Kozmozunda Oğuz Arketipi

Felsefe

Hanîf Kavramı Ve Türk Kozmozunda Oğuz Arketipi: Etimolojik Köken, Varoluşsal Yol Ve Teolojik Sentez

Türk’ün yok sayıldığı bir devirdeyiz. Biz neyin unutturulmak istendiği üzerine düşündük ve köklere uzandık bu yazıda. Yazı, küçük göndermeler içeriyor. Üzerine çalıştığımız ve öncelikle bir makale sonrasında ise bir kitap olarak yayınlamayı düşündüğümüz bir projenin satır başlarını bu ay paylaşmak istedim. Belki dönütler olur. Ve çalışma karşılıklı paylaşımla büyür.

I. GİRİŞ: HANÎF VE TÜRK VAROLUŞUNUN KESİŞİMİ

Hanîf kavramı, İslami literatürde Hz. İbrahim'in temsil ettiği, şirkten uzak ve fıtrata uygunsaf tevhid inancını ifade eder. Bu kavram, Türk tefekkür dünyasında sadece dini bir aidiyet değil, aynı zamanda Türk dilinin köksel kavramlarıyla örülü varoluşsal bir tekamül süreciyle (kemal) paralellik arz eder. Türk düşünce sistematiğinde ilahi çağrıdan akla, töreden olgunluğa uzanan yolculuk, "Oğuz" kimliğinde billurlaşarak Hanîfiyet'in fıtrî ve saf tevhid inancıyla tam bir örtüşme sergiler.

II. TÜRK DÜŞÜNCESİNDE VAROLUŞSAL YOLUN KÖŞE TAŞLARI

Türk kozmolojisinde bireyin ve toplumun kemale erme süreci, bir dizi kavramsal aşamadan oluşur. Bu aşamalar, ilahi olanın yeryüzündeki tezahürü ve insanın bu tezahüre verdiği karşılık üzerine kuruludur.

2.1. Ok: İlahi Çağrı ve İstikamet

"Ok", Türkçenin en eski kelimelerinden biri olup, yayla atılan silah olmanın ötesinde "yön," "istikamet" ve "tabiiyet" sembolüdür. Kadim Türk devlet geleneğinde hakanların boyları toplantıya veya savaşa çağırmak için "ok" göndermeleri, bu kelimeye "davet" ve "çağrı" anlamını yüklemiştir. Bu bağlamda "Ok", Gök-Tanrı'dan gelen ilahi çağrıyı ve bu çağrıya olan bağlılığı (kulluk) temsil eder.

2.2. Ög ve Us: İdrak ve Akl-ı Selim

İlahi çağrının (ok) insan ruhunda karşılık bulması için "Ög" (akıl/bilgelik) ve "Us" (idrak/akıl) devreye girer.

Ög: Kelime kökeni olarak "düşünmek" eylemine dayanır ve Türkçede "akıl, zihin, hafıza" anlamlarını taşır. "Öğrenmek" ve "öğüt" kelimelerinin de kaynağıdır. Ög, ilahi olanı özümseme ve anlamlandırma merkezidir.

Us: "Hayrı şerden ayırt ediş" ve "tecrübeyle sabit akıl" olarak tanımlanır. Ögseviyesindeki akıl, Us ile birleşerek kişiyi stratejik ve ahlaki bir kavrayışa ulaştırır.

2.3. Töre: İlahi Sorumluluk ve Nizam

Türklerde "İl gider töre kalır" felsefesi esastır; Töre, Tanrı'nın emir ve bağışlamasını (yarlıg) ve devlet yönetme yetkisini (kut) çevreleyen ilahi nizamdır. Çağrıyı özümseyen kişi için Töre, bihakkın yerine getirilmesi gereken toplumsal ve ilahi bir sorumluluktur. Töreli olmak, doğrudan "Türk" olmanın şartıdır.

2.4. Türk: Kemal ve Olgunluk

Türk sözü, DîvânuLugâti't-Türk'te "güç, kuvvet" anlamlarının yanı sıra "olgunluk çağı" (kemal) olarak tanımlanır. Bu bağlamda Türk, sadece bir etnik ad değil, ilahi çağrıya uyup töreyi icra ederek varoluşsal olgunluğa erişmiş kişidir.

III. OĞUZ: KEMALE ERMİŞ VARLIK VE HANÎFİYET

3.1. Oğuz'un Etimolojik ve Arketipsel Tanımı

"Oğuz" kelimesi, "Ok" (boy/kul) kelimesinin çoğulu olarak "devlete ve ilahi nizama bağlı boylar" anlamına gelir. Arketipsel olarak Oğuz, yukarıda belirtilen süreci tamamlayan; yani ilahi çağrıyı (ok) özümseyip (ög), akl-ı selim (us) ile hayata geçiren ve töreyi yerine getirerek kemale (türk) eren ideal insandır.

3.2. Misyon Tamamlanması ve Ölüme Hazırlık

Oğuz, görevini başarıyla yapmış, kozmik düzeni tesis etmiş (24 boy sistemi) ve bu nedenle "ölüme hazır" olan bilge/alp tiplemesidir. Bu olgunluk seviyesi, Yunus Emre'nin "Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın" dizesinde ifadesini bulan, dünyanın geçici hallerinden sıyrılarak ebediyete hazır olma halidir.

3.3. Hanîfiyet ile Örtüşme

Bu varoluşsal yol, İslamiyet ile birlikte "Hanîf" olarak adlandırılan inançla tam bir uyum sağlar. Hanîfiyet, insanın fıtratına uygun olarak Allah'a teslim olması ve yalnızca O'na kulluk etmesidir. Türklerin Gök-Tanrı inancındaki "teosentrik" (Tanrı odaklı) ve "uranosentrik" (gök odaklı) dünya görüşü, Ahmetcan Asena'nın vurguladığı üzere, Türkleri İslam öncesinde de "Hanîf" bir inanç dairesine sokmaktadır. Oğuz'un ulaştığı "kemal" mertebesi, Hanîfiyet'in hedeflediği "saf tevhid" bilinciyle tarihsel ve ruhani bir süreklilik arz eder.

IV. SONUÇ: TÜRK KİMLİĞİNİN HANÎF TEMELLERİ

İslam öncesi Türk düşünce sistematiğinde, Gök-Tanrı’dan gelen çağrıya icabet eden ve bu sorumluluğu töre dairesinde icra ederek olgunluğa (Türk) erişen "Oğuz", aslında Hanîfiyet'in Türk dili ve kültürü içindeki yaşanmış karşılığıdır. Bu durum, Türklerin İslam'a girişini bir kopuştan ziyade, "Hanîf" olan fıtrî inançlarının bir teyidi ve ihyası haline getirir. Oğuz boyunun kimliği, bu varoluşsal yolun ve saf tevhid inancının tarihsel taşıyıcısı olarak tebarüz etmektedir.

Yeni yorum ekle

Düz metin

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.