Viking Savaşçılarının Mantarsal Şiddeti

Kültür

Viking Savaşçılarının Mantarsal Şiddeti

Murat Özsoy

.

14 ada üzerine kurulduğundan Kuzeyin Venedik'i olarak anılan Stockholm’de tarihi bir geminin güvertesindeyiz. Gemi Adası anlamına gelen Skeppsholmen adacığı kıyısındayız. Baltık Denizi’ne demirlemiş üç direkli çelik gemi, bir asrı aşkın süredir İsveç Donanması'na ait. Gemi askerlikten emekliye ayrılmış, artık gençlik oteli ve kafe olarak hizmet veriyor. Af Chapman gemisinden Stockholm’ün tarihi Eski Kent’ini seyrediyoruz.

1. ve 2. Dünya Savaşlarına katılmayan, iki asrı aşkın bir süredir savaşmamış olan İsveçliler barışçı, hoşgörülü, sakin insanlar olarak tanınır. Ancak İskandinavların ataları fırtına gibi esen, öfkeli şok savaşçılarmış. Eli baltalı Vikingler ile günümüzün sakin İskandinavları gözümün önüne gelince nereden nereye demekten alamıyorum kendimi.

.

Viking konusu açıldığında insanlar gördükleri filmlerin etkisiyle, “işte şu miğferinde boynuz olanlar” derler. Bunun üzerine İskandinavlar büyük bir tarihsel yanlışlığı düzeltir ve arkeolojik bulgulara göre, Viking miğferlerinde boynuz olmadığını belirtirler. Böylece boynuz konusundaki tarihsel gerçekler huzurlarınıza gelmiş olur.

Şiddetli öfke nöbetleri ve çılgın dövüşleri ile ünlenmiş Vikingler, 793 yılı İngiltere manastır saldırısından itibaren iki yüz elli yıl kadar İsveç, Norveç ve Danimarka'da yaşamışlar. Genetik araştırmalara bakılırsa, İskandinavların arasında Asya ve Güney Avrupa'dan gelen kavimlere de rastlanmış. İsveç Vikingleri daha çok ticarete yatkınken, Danimarka Vikingleri en acımasız savaşçılar imiş.

.

Bundan bin yıl kadar önce kürekli ve yelkenli kayıklarıyla İngiltere'ye kadar gidip manastırları, köyleri yağmaladıkları için denizden gelen kurtlar olarak anılırlarmış. Viking sözcüğü deniz akıncısı ve korsan anlamına geliyor. Deniz kurtlarının mitolojisi, destanları ve alfabesi İngiltere’yi, Fransa’yı derinden etkilemiş. Vikingler Odin, Thor gibi tanrıların liderliğindeki çok tanrılı bir inanç sistemine sahipmiş.

Rus Rurik Hanedanını kuranlar da Vikingler. Akınlarıyla Avrupa’ya cehennemi yaşatmışlar. Cehennem kavramını İngilizce ve Germen dillerine sokanlar da yine Vikingler.

.

Vikinglerin çılgınlar gibi savaşabilmesinde, saldırıdan önce yedikleri zehirli sinek mantarının ve içilen ehemmiyetli miktar içkinin etkisi olduğunu iddia eden araştırmalar bulunuyor. Saldırı bitip halüsinojen mantarın öfke veren etkisi geçtiğinde, müthiş bir güçsüzlük hissiyle Vikinglerin derin bir uykuya daldıkları rivayet ediliyor. Bakar mısınız kırmızı şapkalı beyaz benekli mantarların marifetlerine…

Bu mantarsal şiddet öykülerini dinledikten sonra, İskandinavların günümüzdeki halim selimliği de acaba zehirli mantarın etkisiyle mi olmuş ve bu sakinliği bir süre sonra yine müthiş bir savaşçılık mı izleyecek diye düşünmeden edemiyor insan doğrusu.

Viking savaşçılar tarafından çok beğenilen kılıçların bir kısmı Fransa'dan gelirmiş. Ancak bir süre sonra Fransa Kralı, Vikinglere silah satmanın idamla cezalandırılacağını açıklamış. Çünkü o tarihlerde Fransa'da taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmayan Vikinglerin, kullandığı kılıçlar öz be öz Fransız yapımı imiş. Fiyatı da günümüz parasıyla 1.300 dolar civarındaymış.

Konstantinopol'deki Bizans İmparatorlarının korumaları, savaşçılıklarıyla ün salmış olan Vikingler arasından seçilirmiş. Vikinglerden kalma yazıtların önemli kısmı hep savaştan, zaferden bahsediyor.

Vikingler ülkeleri dışında ölürlerse, öldüklere yere gömülürlermiş. Ancak ölenin arkadaşları, "bari kemikleri vatana dönsün" kararı verirlerse, o zaman cesedi kaynatıp eti kemikten ayırdıktan sonra iskeleti ülkelerine taşıyıp gömerlermiş.

.

Ahmed Ibn Fadlan isimli bir Arap seyyah, 910 yılında tanık olduğu Viking kabile reisi cenaze törenini bakın nasıl anlatıyor:

"Vikingler krallarının cenazesini şarap fıçıları, meyveler ve etlerle dolu bir Viking gemisine taşıdılar. Bir köpek iki parçaya ayrılıp gemiye yerleştirildi. Ardından iki tane at, köpeğin akıbetine uğradı.

Ölen kralın peşinden öteki dünyaya birlikte gitmeye söz vermiş olan bir köle kadın, kralın arkadaşlarının arasına girdi. Arkadaşlardan her biri, köle kadınla cinsel ilişkide bulundu ve kadına, bunu kralın onuruna yaptıklarını krala bildirmesini söylediler.

.

Ardından, ‘ölüm meleği’ olarak adlandırılan yaşlı bir kadın, alkol içirdiği köle kadının hayatına son verdi. Köle kadının cenazesi gemiye bırakıldı. Ardından kralın akrabaları hep birlikte gemiyi ateşe verdiler."

Cermen kökenli Viking kabileleri 800-1050 yılları arasında İskandinavya'dan dünyaya yayılmışlar. Müthiş denizci kabileler bunlar. Yağma ile başlamışlar, ardından ticarete girişmişler. O basit görünümlü ancak usta işi tekneleriyle Avrupa’ya, Akdeniz’e kadar yolculuklar yapmışlar.

Kıvrak gemileriyle Atlas Okyanusu'nu aşmışlar. Kristof Kolomb'dan 500 yıl önce Kuzey Amerika'ya ulaşmışlar. Bu savaşçılar Viking Çağı olarak bilinen dönemde Avrupa tarihine damgalarını vurmuşlar. Keşifleri arasında İzlanda ve Grönland da bulunuyor.

.

Uzun gemileri sayesinde denizleri aşmışlar. Sığ sularda, nehirlerde yolculuklar yaparak kıtanın iç kesimlerine kadar ulaşabilmişler. Savaşçılar sekiz gün boyunca bu teknelerde karaya çıkmadan yaşayabilmişler. Gümüş, demir, kürk ve köle ticareti yapmışlar.

Tüm özgür Viking erkekleri silah sahibiymişler. Silahlarını her zaman taşıyabiliyorlarmış. Viking'in sosyal statüsünü anlamak için silahlarına bakılırmış. Viking zenginse üzerinde miğfer, kalkan, zırh gömleği ve kılıçtan oluşan bir silah takımı olurmuş.

Diğerleri ise mızrak ve kalkanla savaşırmış. Ayrıca bıçak ve balta taşırlarmış. Ok ve yay, kara savaşlarında ve deniz savaşlarının başlangıcında kullanılırmış. Ancak ok ve yayın yakın dövüş silahlarına göre pek de onurlu kabul edilmediği rivayet olunuyor. Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu kavramı ta o zamandan beri geçerliymiş anlaşılan.

.

Vikinglerin ana savaş silahı balta imiş. Balta o dönem başka orduların yaygın kullandığı bir silah değilmiş. Viking krallarının seçkin muhafızları çift yönlü baltalarla savaşırlarmış. Düşmanın kalkanını da, miğferini de paramparça edermiş bu acımasız baltalar.

Viking Çağı İskandinavya’sında şiddet sıradanmış. Bin yıl öncesinin iskeletleri incelenmiş. Erkek ve kadınların büyük bölümünde silah yaraları tespit edilmiş. Bir kez daha nereden nereye, demekten alamıyorum kendimi…

.

.

Yeni yorum ekle

Düz metin

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.