İnsan Kendi Evinin Beyi Olunca...

Edebiyat

İnsan Kendi Evinin Beyi Olunca...

 

.

 

Yücel Feyzioğlu / 4.Yazı

Masalların Doğduğu Kent, İpek Yolu'nun İncisi: Semerkant

1001 gece masallarının doğum kentine doğru yola çıkıyoruz. Hikâye çok ilginçtir. Herkes bilir ama anımsatmakta yarar var. Şehriyar İran şahıdır. Karısının bir zenciyle kendisini aldattığını öğrenir, öfkelenir ve tüm kadınların sadakatsiz olduğuna inanır. Önce karısını öldürtür, sonra da vezire her gün kendisine yeni bir hanım bulmasını emreder. Her gece yeni bir kadın alan Şehriyar, geceyi hanımla geçirdikten sonra, şafak vaktinde hanımı idam ettirir. Bu zulüm günlerce böyle devam eder.

Vezirin akıllı kızı Şehrazad, bu zulme son vermek için bir plan kurar ve Şehriyar'ın bir sonraki eşi olmaya aday olur. Vezir, “kızım deli misin sen?” der. Fakat Şehrazat kararından vaz geçmez. Kız kardeşi Dünyazad’ı da yanına almayı şart koşar. Evlendikleri gece, kardeşi Dünyazad'ın hikâye dinlemeden uyuyamadığını şaha söyler ve çok ilginç bir hikâye anlatmaya başlar; Şah da hikâyeyi ilgiyle dinler, hikâyenin en heyecanlı yerinde Şehrazad, arkası yarın, der. Şehriyar ısrar etse de anlatmaz, Dünyazad uyuduktan sonra Şehriyar ile sevişir. Hikâyenin sonunu dinlemek için, şah, o gecelik Şehrazad'ı öldürmez. Ertesi gece hikâyeye devam etmesine izin verir ve yine Şehrazad hikâyenin en meraklı yerinde devamı yarın der, şah onun idamını tekrar erteler. Her gece bir önceki hikâyenin devamını anlatıp en heyecanlı yerinde arkasını ertesi geceye bırakır, bu hikâyeler bin bir gece sürer. Bu süre zarfında Şehrazad, Şehriyar'a üç çocuk doğurur, anlattığı hikâyelerle de şahın kadınlara olan öfkesini ve kötü düşüncelerini dindirmiş, onu tedavi etmiş olur. Masalcıların müthiş bir buluşudur bu. Bu hikâye Semerkant kervansaraylarında anlatılmaya başlamış, kısa sürede Bağdat saraylarına ulaşıp masalcı Muhammed el Gahşigar tarafından Arapçaya çevrilmiş. Halife Harun el Reşid sarayında anlatılmış. Halife de “yazıya geç bunları, yoksa unutulur” demiş. Yazıya geçişi o zaman başlayıp bütün dünyaya yayılmıştır. Arapçadan ilk çeviri 15.yy’da Abdi adlı bir masalcı tarafından Türkçeye çevrilmiştir.

İşte bütün dünyayı etkileyen ve roman sanatının doğuşunu hazırlayan 1001 Gece Masallarının yaratıldığı bu muhteşem kente girmek üzereyiz. Şehrazad’ı bulacağım, kadın soyunu kurtardığı için önünde eğileceğim heyecanını yaşıyorum.

.

Bilimin Merkezi: Semerkant

Niyazov, Semerkant’a girerken bilgi veriyor, “MÖ.800 yıllarında Zerefşan Nehri vadisinde Farslar tarafından kurulmuş, Roma ile yaşıt, dünyanın en kadim kentlerinden biridir. Nüfus açısından Özbekistan'ın en büyük ikinci kenti. İpekyolu’nun önemli bir kavşağında yer almasından dolayı tarih boyunca ekonomik ve kültürel açıdan hep önemini korumuş.

MÖ.329'da Büyük İskender tarafından ele geçirilen kent, Helenistik gelişmeye açılmış. 711'de Araplar tarafından alındıktan sonra İslam uygarlığının doğudaki en önemli kentlerinden biri haline gelmiş. Doğulu ve Batılı gezginler tarafından övülerek İslâm’ın kubbesi ve dünya cennetinin en önde gelen kenti olarak tanımlanmış.”

1220'de Moğol komutanı Cengiz Han tarafından yakılıp yıkılana kadar kent İranlı ve Türk hanedanlar tarafından yönetilmiş. Emir Timur'un kenti alıp başkent yapmasından sonra Semerkant'ın altın çağı başlamış. Timur ile oğulları ve torunlarının yaptırdığı eserler Türk İslam mimarisinin en güzel örnekleri olarak kabul ediliyor.

Semerkant'a muazzam görünümünü veren tarihi yapıların bulunduğu Registan meydanına geliyoruz. Kent bugünkü şeklini 17. Yüzyılda Buhara Hanlığı döneminde almış.

1868'de Rus işgaline uğrayarak Rus Çarlığının bir parçası haline getirilen Semerkant, 1924 yılında kurulan Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin başkenti olmuş. 1991 yılında Sovyetlerin dağılmasından sonra Semerkant Eyaleti'nin yönetim merkezi olarak tarihi yolculuğuna devam ediyor. Anıtlarıyla çok sayıda turist çeken Semerkant günümüzde otomotiv, besin ve dokuma sanayilerinin yoğunlaştığı bir kent ve aynı zamanda bir öğretim merkezidir.

.

Semerkant ismi nereden geliyor?

Tarihi kaynaklarda Türkler'in kente, zenginliğinden dolayı Semizkend dedikleri belirtilir. Kaşgarlı MahmudDîvânuLugâti’t-Türk adlı eserinde Semerkant için; “Semizkend" diyor; Birunî “Kanun-i Mesudî” adlı eserinde, Bâbür Şah da “Bâbürname” adlı anıları kitâbında aynı ismi kullanıyor.

Söylenceler, Semerkant'ın kuruluşunu mitolojik olarak Firdevsî'nin Şehnâme adlı eserinin başkahramanı Feridun’a bağlamaktadır. Turan ile İran arasına Siri derya nehrini sınır olarak koyan Feridun, oğlu Tur için Semerkant'ı inşa ettirmiş. Tur'un soyundan gelen efsanevi Turan hükümdarı Efrâsiyâb’da Semerkant'a yerleşmiştir. Orta Asya'nın Türk halkları tarafından bir kahraman olarak benimsenen Efrâsiyâb’ın o bölgeyi egemenliği altına aldığı anlatılıyor. Tepedeki kale için kullanılan Efrâsiyâb kalesi yazılı kaynaklarda da geçiyor.

MS.552 yıllarında kurulan Kök-Türk Kağanlığı, 700 yılında Tonyukuk ve onun emrinde olan Bilge ve Kültigin, büyük bir kuvvetle Siri deryayı geçerek içlerinde Semerkant'ın da bulunduğu altı şehir devletinin idarelerini yeniden Kök-Türk Kağanlığına bağlıyorlar. Bu olay, Bilge Kağan'ın kendi adına diktirdiği Bilge Kağan Yazıtında yer almaktadır ve Semerkant’ın parlama dönemidir.

Emir Timur Dönemi

Semerkant'ta 1336'da dünyaya gelen Timurlenk, 1370'te Çağatay Hanlığı'nın batısını kontrol altına alan askeri bir lider olarak kendini gösterdi. Semerkant’ın yeniden imarı ve ikinci parlak dönemi, Timur’un Semerkant’ı kendisine başkent yapması ve fethettiği çeşitli şehirlerden bilim insanları ve en iyi sanatkârları, dokumacıları, ipekçileri, ok yontanları, zırh yapımcılarını, camcıları, porselencileri, kuyumcuları, tüfekçileri, topçu mühendislerini ve inşaat ustalarını Semerkant'a getirmesiyle başladı. Semerkant'ta günümüze ulaşan tarihi yapıların çoğu Timur ve torunlarının yaptırdığı eserlerdir. Timur, tepedeki eski kenti terk edip yeni Semerkant’ı tepenin güneyindeki ovalık arazide kurdu. Bu başkenti dünyanın en mükemmel şehri yapmak istiyordu. Bunun için ticareti teşvik etti ve Ticaretin gelişmesiyle şehir farklı ülkelerden gelen deri, ipek, keten, değerli taşlar ve baharatlarla doldu. Eğitime önem verdi. Semerkant'ın tarihi Registan meydanı şehrin merkezinde çarşı alanı olarak bu dönemde belirmeye başladı ve 19. yüzyıla kadar Semerkant'ın ticari ve eğitim faaliyetlerinin yoğunlaştığı bir alan oldu.

Görkemli bir şekilde tasarlanmış Uluğ Bey, Tilya-Kori ve Şer-Dor eğitim kurumu medreseler ve eşsiz dini yapıları buradadır. Tanrıya olan aşk ihtişamının yarattığı bu devasa anıtlar şehrin en ünlü meydanı Registan'ı bütün dünyadan görünür hale getirmiştir. Aynı zamanda Orta Asya'daki İslam biliminin merkezi burasıdır.

400 sütunlu Bibi Hatun Camini Timur kayınvalidesi adına yaptırmış, o dönemde merkez cami işlevi görmüştür. Hem o ve diğer camilere, türbelere Emir Timur'un Gur-î Emir Türbesi gibi diğer yapılara hayran kalıyoruz. Gur-î Emir Türbesi “öğrenciler türesi” anlamına geliyor. Çünkü Emir Timur saygı ifadesi olarak, danışmanı ve öğretmeni Said Berke’nin ayakucuna gömülmeyi vasiyet etmişti. Hem kendinin hem de çocuklarıyla torunlarının mezarı Said Berke’nin arkasındadır. Hiçbir savaşta yenilmeyen, bugünkü Özbekistan’ı Özbekistan yapan bu büyük insan ile ilgili bir anekdot anlatılır, şöyledir: Şam’ı alan Timur, Şam’da üzerlerine derme çatma kulübelerin yapılmış olduğu bazı mezarlar görür. Kime ait olduklarını sorunca sahabeden bazı kimselerin mezarları olduğunu öğrenir. Fakat bu mütevazı mezarların hemen ilerisinde, Emevî Cami’nin yakınında bulunan kubbeli ve son derece gösterişli bir mezarın da Muaviye’nin oğlu Yezid’e ait olduğunu öğrenince hiddetlenir ve “Sahabe mezarlarının üzerine kulübeler kondurmuş, Peygamber Efendimiz'in torununu katletmiş bu adama da saray gibi mezar yapmışsınız” diye bağırır. Yezidi’n türbesinin derhal yıkılmasını emreder. Bu kabri açtırır ve Yezidi’n kemiklerini yaktırır, askerlerine emrederek Yezidi’n mezarının üzerine işetir!

Ayrıca Orta Asya'daki en ünlü mezarlık alanı olan Timurlu hükümdarların onuruna yapılan Şahi-Zindanekropolünü de ziyaret ediyoruz. Burada 10. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar çok iyi korunmuş 11 türbe bir aradadır.

 

Yeni yorum ekle

Düz metin

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.