Sesini Zamana Bırakan Kadınlara ve Annem’ e
Sesler,konuşarak doğmaz.
Sesler,uzun süre susarak büyür.
Ben de, suskunluğun içinde büyüyen bir sesin sahibiyim.
Yalnızlığın,insanın içini genişleten o görünmezliğini
çok erken öğrendim.Bir odada tek başına oturmanın,
bir kayboluş değil,bir oluş olduğunu.
Hafızanın,insanın içinde taşıdığı en kalabalık yer olduğunu.
Ve bir gün,Virginia Woolf’un kelimeleriyle karşılaştım.
O, kendine ait bir odadan bahsediyordu.
Ama ben o cümleyi okuduğumda,
bir oda görmedim.Ben, bir ihtimal gördüm.
Bir kadının,kendi zihninde kesintiye uğramadan var olabileceği ihtimalini.
Dünya,kadınlara çoğu zaman yalnızlık verir,
ama o yalnızlığın onlara ait olduğunu söylemez.
Suskunluk verir,
ama o suskunluğun içinde saklı olan sesi göstermez.
Ben şiiri, tam da orada buldum.Suskunluğun içinde.
Söylenmemiş olanın kıyısında.
Unutulduğu sanılan ama hâlâ yaşayan şeylerin arasında.
Şiir, benim için hiçbir zaman sadece yazılan bir şey olmadı.
Şiir, hatırlanan bir şey oldu.Benim yerime hatırlayan.
Benim yerime konuşan.Benim yerime var olan.
Virginia Woolf,bir kadının kendine ait bir odaya ihtiyacı olduğunu söylediğinde,aslında bize şunu da söylüyordu:
Kendine ait bir iç mekâna sahip olma hakkın var.
Kendi yalnızlığını sahiplenme hakkın var.
Kendi sesini, henüz kimse duymamış olsa bile, ciddiye alma hakkın var.Belki de en önemlisi,kendi varlığını, açıklamak zorunda olmadan yaşama hakkın var.
Ama hiçbir kadın, o odayı tamamen tek başına kurmaz.
Çünkü biz, birbirimizin hafızasında yaşarız.
Biz, birbirimizin açtığı boşluklarda nefes alırız.
Biz, birbirimizin bıraktığı cesaretle konuşuruz.
Kadın dayanışması,
bazen bir omuza dokunmak değildir ki…
Aslında, senden çok önce yaşamış bir kadının,
senin içindeki sessizliği anlamış olmasıdır.
Bugün ben yazabiliyorsam,bu sadece kendi cesaretim değil.
Bu, benden önce susmamayı seçmiş kadınların cesaretidir.
Bu, kendi yalnızlığını bir sona değil, bir başlangıca dönüştüren kadınların cesaretidir.
Biliyorum ki,
ben yazdıkça,
ben hatırladıkça,
ben suskunluğun içindeki o sesi dinledikçe…
yalnız değilim.
Bir kadın,gerçekten kendi sesini bulduğunda,
artık sadece kendisi için konuşmaz.
O,henüz konuşamayanlar için de konuşur.
Ve biz,
birbirimizin sesinde
var olmaya devam ederiz.
Varlığını aramaya cesaret gösteren tüm kadınlara sevgiyle…
Eser Ceran Erdi
(Bu yazi Temrin Dergisi Mayıs-Haziran sayısında yayımlanmıştır.)
Yeni yorum ekle