Moiralar (Kader Tanrıçaları)

Sanat

Moiralar (Kader Tanrıçaları)

 

Yaşam payını veren olarak kader kelimesi Antik Yunan’da 3 yaşlı kadınla temsil edilmekteydi. İki farklı anlatım ifade edilmektedir onların oluşumuyla ilgili. Birincisi; Heseidos’unTheogoniasına göre gece tanrıçası Nyx’in tek başına doğurduğu çocuklarıdır. Bu onların ilksel ve evrensel olduğunu belirtir. Diğer ikincisi ise; adalet tanrıçası Themis ve Zeus’un kızları olarak Moiralarinasanların kaderlerini ve kısmetlerini belirleyenlerdi.

Antik dinlerde her canlı alın yazgısı ile dünyaya gelirdi. Heseidos’a göre Moiraların görevleri insanlara mutluluk ve mutsuzluk paylarını dağıtmaktı. Köken olarak bakıldığında Moiralar neolitik dönemdeki Ana Tanrıça kültü ile ilişkilendirilmektedir. İlk başta Odysseus ve İlyada destanlarında onların adları geçmektedir. Yunanca “Paylaştıranlar” anlamına gelmektedir. İnsan hayatının her aşamasını kontrol ederler. Klotho ipliği ören, Lakhesis hayatın uzunluğunu ölçen ve Atropos ipliği kesip ölüm verendir. Tanrılar ve insanlar üzerinde mutlak bir otoriteye sahiptirler. Tanrılar dahil bunlara kimse müdahale edemez. Kaderin kaçınılmazlığını ve evrensel uyumu sembolize ederler. Onların varlığı kader, özgür irade, adalet ve insan yaratılışının çerçevelerini işlemeleridir.Moiraların rolleri insan yaşamının doğum, yaşam ve ölüm döngüsünü belirlemeleridir.

Mezopotamya mitolojisinde, Anu’nun kozmik düzeni, Moiraların evrensel otoritesini bizlere kanıtlamaktadır. Hititlerde yeraltı dünyası tanrılarının kaderle bağlantısı Moiraların ölüm ve düzenini gösterir. Mısır mitolojisinde Ma’at ile adalet ve düzeni temsil ederler, Roma mitolojisinde Parcae’dir. Anadolu ve Akdeniz kültürlerinde de oldukça etki göstermişlerdir. Moiralarbireysel maceralar yerine kaderin ilahi temsilcileridir.

Moiralara tapınma Antik Yunanda önemli bir kült figürüydü. Genellikle doğum, evlilik ve ölüm gibi yaşamın dönüm noktalarında gerçekleşirdi. Atina ve Delphi’de bunlara adanmış sunaklar vardır. Özellikle kadınlar doğum ve evlilik olaylarında bunlara adak sunardı. Bu adaklar içerisinde yün, iplik ve tahıl yer alırdı. Bazı alanlarda MoiralarEileithyia (doğum tanrıçası) ile tapınım görmekteydi.Aristohanes Zeus ve Hera’nın düğün gecesi kapılarını Moiraların beklediğini söylemektedir. Yakın zamana kadar geleneksel köy düğünlerinde gerdek kapısını erkek ya da kız tarafının anası elinde yün eğirdiği iği ile beklerdi. Moiraların beklemesi bazı fikirlere göre gerdek gecesinde doğacak çocuğun kaderini belirlemek içindi.

Onlarla ilgili efsaneleri bakalım

Moirai ve Admetos ile Alkestis

Euripides’in Alkestis tragedyasında, Moirai önemli bir rol oynar. Kral Admetos’un ölmesi gereken vakti geldiğinde, Apollon, Moirai’yi ikna ederek Admetos’un yerine bir başkasının ölmesini sağlar. Admetos’un karısı Alkestis, kendini feda etmeyi kabul eder. Moirai, Alkestis’in hayatını keser, ancak Herakles (veya bazı versiyonlardaApollon), Alkestis’i yeraltı dünyasından kurtarır. Bu hikaye, Moirai’nin kader üzerindeki mutlak otoritesini vurgular; ancak tanrıların müdahalesi, onların kararlarının nadiren de olsa değiştirilebileceğini gösterir. Moirai’nin bu hikayede sakin ama kararlı bir şekilde tasvir edilmesi, kaderin kaçınılmazlığını yansıtır.

 

Moirai ve Meleagros

Meleagros’unhikayesi, Moirai’nin kaderi belirleme gücünü açıkça gösterir. Mitlere göre, Meleagros doğduğunda, Moirai annesi Althaea’ya görünür ve oğlunun kaderini bildirir: Meleagros, bir odun parçasının yanması tamamlandığında ölecektir. Althaea, odunu saklar ve Meleagros’u korumaya çalışır. Ancak, Meleagros’un işlediği bir cinayet sonrası, Althaea öfkelenir ve odunu ateşe atar; bu, Meleagros’un ölümüne neden olur. Moirai’nin bu hikayede kehanet olarak görünmesi, onların kaderin önceden belirlenmiş doğasını temsil ettiğini gösterir; insan çabaları, kaderin akışını değiştiremez.

Moiraların sembolleri iplik, makara, makas ve kader tabletiydi. Klotho iplik makarası, Lakhesis ölçüm çubuğu, Atropos makas tutmaktaydı.Akhileus’un kaderi bile Moiralar tarafından düzenlenmiştir. Onun kısa lakin dillere destan yaşamı önceden bilinmektedir. Sanat eserlerinde genel olarak yaşlı kadınlar olarak gösterilmektedirler. Tanrılar üzerinde bile otoriteleri vardır. Bu onların evrensel gücünü göstermektedir. Homeros’un İşlyadasında Zeus bile Moiraların kararlarına uymak zorundadır. Mesela Zeus oğlu Sarpedon’un kaderini değiştirmek ister fakat Moiralar’ın belirlediği ölüm vaktine müdahale edememiştir. Bu onların düzenin en yüksek otoritesi olduklarını kanıtlamaktadır. Moiraların bu durumu kaderin özgür iradeye galip geldiğini göstermektedir.

Platon Devlet’in son bölümünde Pamphylia’lıArmeios oğlu Er ‘in hikayesini anlatır. Er’in savaşta ölmesinden sonra on gün geçmesine rağmen kokmadan kalması ve onikinci günü dirilmesinin hikayesini anlatır. Hikayenin sonunda Er’in ruhu gördüklerini anlatır.

“Alın yazısının kızları Yazgılar, Lakhesis, Klotho ve Atropos. Üçü de deniz kızlarının sesine uyarak şarkılar söylüyorlarmış; başlarında taçlar, beyazlar içindelermiş. Lakhesis geçmişin, Klotho şimdinin, Atropos da geleceğin şarkısını söylüyormuş. Ve Klothoarada bir elini sarmala uzatarak, onu çeviriyor ve dönmesine yardım ediyormuş; aynı şekilde Atropos da sol eli ile içerdeki sarmalı çeviriyormuş. Ruhlar, bir tercüma tarafından sıraya dizilmişler ve tercüman karşısına ilk çıkan Lakhesis’in kucağından çok sayıda yaşam örneği ve kurası çekmiş ve yüksek bir kürsüye çıkarak bağırmış: Bunlar alınyazısının bakire kızı Lakhesis’in sözleridir: “siz, güne göre değişen ruhlar, burada sonu ölüm olan fani dünyanın bir benzerine yeniden başlayacaksınız. Hiçbir kader meleği seçmeyecek sizi, siz kendinizinkini seçeceksiniz herkes sıraya göre kendine bağlanan hayatı ve alın yazısını seçecek. Mükemmele ve iyiye gelince onun efendisi yoktur; onlara ne kadar verirseniz kendinizden, onlardan da o kadar alacaksınız. Seçtiğiniz hayatlardan tanrı değil, onları seçen ruhlarınız sorumludur.” Bundan sonra tercüman kuraları atmış ve herkes yanına düşeni almış; sadece Er’in alması yasaklanmış. Böylece herkes sırasını öğrenmiş. Tercüman daha sonra yaşam örneklerini sunmuş ve bunların sayısı ruhlarınkinden bile fazlaymış. Her türlü uygun örnek varmış; hayvanlara, insanlara yaşamak üzere çeşit çeşit hayatlar. Kimi ölünceye kadar süren, kimi de yarıda fakirlik ve dilencilikle kesilen zorba hayatları; her türlü kadını örnekleyen hayat varmış. Ancak her ruh kendi seçimine uygun olan karakteri seçmek zorunda olduğu için hayatlarının niteliklerini seçemiyorlarmış; yinede zenginlik ve yoksulluk, sağlık ve hastalık seçilen tüm yaşam biçimleri içinde, değişken oranlarda birbirine karışmış olarak varmış. ”

 

Modern yaşamda da kader ve evrensel düzenin temsilcileriydiler aslında. Psikolojide iplik metaforu yaşamın doğasını ve bireyin kaderle uzlaşmasını göstermektedir. Edebiyat ve sanatta da fazlaca işlenmiş ve kendilerine yer edinmişlerdir. Özellikle Romantik dönem şairleri (18.yy sonu ile 19.yy ortası) fazlaca anlatmışlardır. PercyByssheShelley’ninPrometheusUnbound eserinde Moiraların kozmik düzeninden ilham almıştır. Sanat eserlerinde de özellikle Rönesans ve Barok döneminde kendilerinden fazlaca bahsedilmiştir.

Moiralar popüler kültürde Herkül ve Percy Jackson ve Olimpiyat Tanrıları serisi eserlerinde vardır. Sadman çizgi romanında kendisine yer bulmuştur.. modern bilimde determinizm ve kaosla irtibatlandırılmışlardır. Kuantum fiziğinde evrenin öngörülemezliğiMoiraların iplik metaforuna modern bir yaklaşım getirir. Felsefede de varoluşçulukla temsil edilmişlerdir.

 

 

 

 

Yeni yorum ekle

Düz metin

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.